16.03.2019

Enine boyuna evrensel temel gelir projesi; Yoksulluğun ve mutsuzluğun çaresi mi?


1970’lerde Kanada’nın Manitoba eyaleti alışılmamış bir deney yaptı. Eyaletin bazı bölgelerindeki binlerce vatandaşına karşılıksız ve koşulsuz aylık ödemeler yapmaya başladı. Mincome (Minimum Income - Asgari Gelir’in kısaltması) adlı projenin hedefi, acaba bu gelirden yararlanan kişiler çalışmayı bırakacaklar mı, bazıları verilen parayı hemen tüketip yoksulluk içinde yaşamayı sürdürecekler mi, gibi soruların cevabını aramaktı.

Proje 1979’da sonlandırıldı ama elde ettiği verileri yıllarca sonra analiz eden bilim insanları uygulandığı bölgelerde yaşam kalitesinin belirgin biçimde arttığını gördüler. Daha çok çocuk daha uzun süre okula gitti, hastanelere yatışlar azaldı, çalışan birey sayısı ise azalmadı! Program tüm ümitlerin ötesinde başarılı olmuştu.

Evrensel Temel Gelir – ETG (İngilizce UBI – Universal Basic Income), bir ülkenin tüm vatandaşlarına (hatta tüm yerleşiklerine), doğumlarından ölümlerine kadar, her ay, hiçbir formalite ve ön şart olmaksızın, yoksulluk çekmeden yaşamalarına yetecek bir gelirin sağlanmasına denir.

Her birey, medeni, çalışma ve gelir durumu ne olursa olsun bu haktan yararlanır. Yani, bu gelir, evli ya da bekar, çalışan ya da çalışmayan, varlıklı ya da yoksul her bireye sağlanır. Genelde, 0 ila 12 yaş arası çocuklara ETG’nin %30’u, 12-18 yaş arası %50'si, 18-65 yaş arası yetişkinlere %100'ü ve 65 yaş üstündekilere %150'sinin verilmesi düşünülmektedir. ETG, uygulanacak ülkenin milli gelirine göre ayda 500 ila 1500 Euro arası değişmektedir.

Nasıl finanse edilir, amacı ne?

Geçen yüzyılın ortalarından beri üzerinde tartışılan bu fikir bir ütopya değildir. Tam tersine, ETG, hemen her ülkedeki, hepsi birbirinden karışık ve koşullu, tüm sosyal yardım ve desteklerin yerini alacağından büyük bir bürokratik ve mali basitleşme ile ekonomi sağlar.

Özellikle gelişmiş ülkelerde, neredeyse bir bilmece haline gelmiş olan bu çok çeşitli sosyal yardımların bütçesel yükünün kalkması EPG’nin çok büyük bir kısmını zaten karşılar. Geri kalan miktar ise, ülkesine göre, büyük servetlerin gelirleri ve/veya elektronik para transferlerine ek vergi konarak ya da KDV oranını artırarak finanse edilebilir (2).

ETG’nin günümüzde gündeme gelmesi ve birçok ülkenin bu yöntemi bölgesel ölçekte uygulamayı planlamasının önemli nedenleri şunlardır:

Toplumda yoksulluğun ve çaresizliğin yok edilmesi

Artan ve kronikleşen işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliğinin yarattığı sorunlara kalıcı çözüm

Yapay zekadaki gelişmelerle yakın gelecekte yeni bir boyuta varacak otomasyon ve robotlaşmanın yaratacağı işsizliğe karşı önlem

Boğaz tokluğuna çalışmak zorunda kalan kitlelerin ek gelir seçeneklerini artırmak

Ev kadınlarının emeklerinin karşılığını (bir ölçüde de olsa) almaları vb.

Fikir, önemli desteğe sahip

ETG, önde gelen birçok ekonomist ve politikacının desteğine sahiptir. ABD ve AB’de bu amaçla kurulmuş STK’lar evrensel temel gelirin uygulanmaya başlaması için çalışmaktadırlar (3). ETG’nin destekçileri onun yoksulluğu sonlandırmak, toplumdaki eşitsizlikle mücadele etmek ve emekçileri istemedikleri işlerde yok pahasına çalışmaktan kurtarmak için en iyi çözüm olduğunu düşünmektedirler.

Evrensel Temel Gelir, bireylere verdiği mali güvence ile, düşünceleri, davranışları ve günün sonunda toplumun kendisini değiştirme ve kapitalizm sonrası ekonomik düzeni hazırlamakta da önemli bir araç olacaktır.

*Gençler mali baskılarla öğrenimleri yarıda kesmeyecek, gerçekten istedikleri dallara yönelecek ve daha uzun süre eğitim alacaklar.

*Emekçiler her işi kabul etmek zorunda kalmayacaklarından günümüzde sendikaların artık sağlayamadığı yeni bir pazarlık gücüne kavuşacaklar.

*Genç girişimciler ve sanatçılar ETG güvencesi ile yeteneklerine uygun dallara yönelebilecekler.

Peki uzmanlar toplumda yaratacağı değişimin böylesine büyük olabileceği bir uygulamadan iş dünyasının nasıl etkileneceğini ön görüyor?

1. Canlanmış bir iş gücü
Teminatlı bir geliriniz olsa, çalışmaya zahmet eder miydiniz? Bir daha düşünün. Evrensel Gelir Projesi’nin kurucu ortağı Jim Pugh’a göre, pek çok araştırma temel gelir sağlayan çok az sayıda insanın iş gücünden ayrılacağını gösteriyor. Pugh, The Guardian’da(1) durumu şöyle ifade ediyor: "Hatta bazı deneyler temel gelirin girişimciliği artırdığını gösterdi. Bu da zaman içerisinde daha fazla istihdam sağlayabilir. Gerçek şu ki, çoğu birey topluma katkıda bulunmak istiyor. Eğer bu bireylere temel maddi güvenceyi sağlayabilirsek, bu katkının bir yolunu bulacaklardır."

2. Daha üretken çalışanlar
Dahası, belirli bir gelirin temin edilmesi aslında çalışma saatlerinde bizi daha mutlu ve üretken kılabilir. Milyonların takip ettiği ve sürdürülebilir konularına odaklanan çevrim içi platform Sustainable Human’ın kurucusu Chris Agnos(2), "İnsanlar bu yeni özgürlüğe uyum sağladıkça, birçok olumlu değişim meydana gelebilir," diyor. "Öncelikle, işsizlik artık sokakta yaşamak anlamına gelmeyeceği için, işverenler artık insanların varoluş endişelerinden çıkar sağlayamayacak. Bunun yerine, çalışanlar daha dinamik ve kaliteli çalışma deneyimleri talep edecekler."

Agnos, insanların keyif aldıkları işi yapabilme şansları olsa, işleri için çok daha tutkulu olabileceklerini belirtiyor. Agnos, "Yakın tarihli bir araştırma insanların yüzde 70’inin işlerinden nefret ettiğini gösteriyor. Bu, nüfusun yüzde 70’inin hayatlarını şu anda yapmakta olduklarını yapmaktansa, başka bir şey yaparak geçirmeyi yeğlediği anlamına geliyor." diyor. "Bu sistematik angarya hayatlarımızı, daha az gülümseme ve kahkahayla, başka bir düzende mümkün olabilecek keyfin yalnızca küçük bir parçasıyla yetinerek geçirmemize mal oluyor."

3. Girişimcilerin artması
İyi fikirler çoğunlukla düşünmeye zaman olduğunda ortaya çıkar. Bu sabah dokuzdan akşam beşe dek çalışmanın çarkında takılıp kaldığınızda pek de mümkün olmayacaktır. Yani ETG ile daha girişimci olanaklara yelken açmak için insanlara özgürlük alanı tanınabileceği öne sürülüyor. Freakonomics radyo programında(3) ETG ile ilgili bir tartışmada Kanada, Manitoba Üniversitesi’nde ekonomist olan Evelyn Forget, 18. ve 19. yüzyılda bazı büyük bilimsel ve kültürel atılımlara çalışmayan insanların imza attığına dikkat çekiyor. Forget, "Bunlar aylak adamlardı," diyor. "Bu kişilerin gereksiz hissettiklerini sanmıyorum. Katkılarının da göz ardı edilebileceğini düşünmüyorum."

4. İşe geri dönen insanlar
ETG istihdama teşvik ediyor. Citizen’s Basic Income Trust’ın yöneticisi Dr. Malcolm Torry, The Guardian’daki yazısında(4), "Mevcut sosyal yardım sistemi istihdamdan caydırıcı niteliktedir, çünkü pek çok hane daha fazla kazanç sağlasa da, daha fazla net gelir elde etmiyor," şeklinde açıklamada bulunuyor. ETG ile birçok haneye mali durum araştırmasından geçen sosyal yardımlar yapılmayacak ve her hanenin ek net gelirinde daha düşük kesinti oranları olacak. "Mevcut sistemdeki iş yeri yan hakları maaşlara belirgin bir destek işlevi görüyor, çünkü maaşların düşmesi durumunda vergi kredisi ve evrensel kredi yükselir. Temel gelir buna sebep olmaz, dolayısıyla daha düşük bir destek işlevi olacaktır.

5. Daha zeki mezunlar
ETG daha iyi eğitimli bir iş gücü yaratabilir mi? Yaratabilir. Joel Dodge, Quartz(5) için yazdığı bir makalesinde, "ABD ve Kanada, 1960’lar ve 70’lerde ciddi anlamda ETG’yi yürürlüğe koyma olasılığını değerlendiriyordu," diyor. Bu süreçte, ABD ve Kanada hükümetleri teminatlı gelirin, özellikle iş üzerindeki etkilerini araştırmak için bir dizi deney yaptırdı. Temel bulgulardan biri, modelin genç insanlar üzerindeki etkileriydi. Dodge, "Gençlerin okula odaklanmak için yarı-zamanlı işler bulmaya çalışmasına engel olunması, Kanada’nın Dauphin kasabasında liseyi terk etme oranlarında belirgin bir düşüşe ve New Jersey, Seattle ve Denver’daki katılımcı ailelerde liseyi bitirme oranlarında iki basamaklı artışlara sebep oldu," diyor.

6. Robotların geleceğine doğru daha yumuşak bir geçiş
Dünya Bankası (6) gelişim ekonomisi üst düzey yöneticisi Dhanta Devarajan, "Yapay zeka, robot bilimi ve diğer teknolojilerdeki gelişmeler işin geleceği ile ilgili soru işaretleri oluşturdu," diyor. Devarajan, insansız kamyonlar gibi bazı teknolojilere işaret ederek, bu değişimin insanların işlerini kaybetmelerine yol açabileceğini ve ETG’nin bu toplumsal dönüşümle baş etmede yardımcı olabileceğini belirtiyor. "Üretkenlikteki artışın bir bölümünün vergilendirildiği ve daha sonra çalışsa da, çalışmasa da vatandaşlara nakit olarak dağıtılması, gerilimin kısmen azalmasında etkili olabilir."

7. İşin anlamının değişmesi
Australian Institute of Employment Rights(7) yetkili müdürü Clare Ozich, "Toplumumuza katkısı olan ve çoğunlukla ücret karşılığı olmayan birçok iş var," diyor. "ETG’ye dair tartışmaların en heyecan verici yanı, işi nasıl algıladığımız ve hangi iş türlerine nasıl değer biçtiğimizle ilgili tartışmayı açması."

Ozich, şöyle eklemede bulunuyor: "ETG’ye yönelik eleştirilerden biri insanlara hiçbir şey yapmamalarına karşın ödeme yapılmasıyla ilgili. Gerçekten durum böyle mi? Toplumumuza katkıda bulunmak için gelir karşılığı istihdam gibi dar bir konseptin ötesinde birçok farklı yol yok mu? Ebeveynlik ve çocuk yetiştirme, gönüllülük ve doğal kaynakları koruma topluma verdiğimiz emeklerin sadece birkaçı, fakat çoğu zaman maaşımızı aldığımız istihdam durumumuzu işten arta kalan zamanda dahil olduğumuz bu projelerden daha çok önemsiyoruz."

Hindistan dünyanın en büyük vatandaşlık maaşı deneyini yapacak

Hindistan’ın Sikkim eyaletinde 610 bin vatandaşın tamamının katılımı ile dünyanın en geniş kapsamlı vatandaşlık maaşı deneyi yapılacak. Deneyde tüm vatandaşlara belirli bir miktar para karşılıksız olarak dağıtılacak.

Kaliforniya Berkeley Üniversitesinden Ekonomist Pranab Bardhan, “Gelişmiş ülkelerde vatandaşlık maaşının asıl amacı, işsizlik maaşı gibi mevcut devlet yardımı sistemlerinin yeniden düzenlenmesi oluyor. Hindistan gibi düşük ve orta gelirli ülkelerde ise mantık, sadece en fakirlerin değil, nüfusun daha geniş bir bölümünün en temel ekonomik güvensizliklerini ortadan kaldırmaya çalışmak ve bunları yaparken mevcut yoksullukla mücadele önlemlerine müdahale etmemek olacak.” diyor.

ABD konuşuyor Hindistan yapıyor
Elon Musk ve Mark Zuckerberg gibi teknoloji önderleri de daha fazla iş gücü otomasyona devredildikçe, ekonomiyi dönüştürmek adına vatandaşlık maaşı fikrini desteklediklerini belirtmişlerdi. Ancak bu fikri test eden araştırmalar oldukça nadir ve kısıtlı. ABD gibi bu fikri sıkça tartışan bir ülke yerine deneyin Hindistan’da yapılması da ironik.

Sikkim’de yapılacak deneyin detaylarının henüz netleşmediğini belirtmek gerek. Vatandaşlara ne kadar süreyle ne kadar para verileceği bilinmiyor. Deneyin 2022’de gerçekleşeceği ifade ediliyor ancak net bir başlangıç tarihi yok. Yine de Hindistanlı politikacılar umutlu. Sikkim’in Meclis Üyesi P.D. Rai “Bu neticede siyasi iradenin bir konusu. Küresel eşitsizlik arttıkça aradaki boşluğu doldurmak için uğraşıyoruz.” diyor.

Finlandiya’nın vatandaşlık maaşı deneyinin sonuçları

Finlandiya hükumeti, iki yıl boyunca uygulanan deneyde rastgele seçilen insanlardan oluşan bir gruba her ay belirli bir miktar para verdi. Ayrıca para almayan bir kontrol grubu da iki yıl boyunca takip edildi. Sonuçta vatandaşlık maaşı alanların da en az kontrol grubundakiler kadar çalıştıkları görüldü. Bu çalışma, dünya ekonomisi otomasyon ile değişirken vatandaşlık maaşı uygulamasını ciddi bir şekilde düşünmemiz için bir fırsat anlamına geliyor.

Çalışma süresi ve verimlilikte bir değişiklik olmadı
Vatandaşlık Maaşı Deneyi Değerlendirme Projesi, Finlandiya hükumeti, birkaç yerel üniversite ve düşünce kuruluşları tarafından gerçekleştirildi ve Aralık 2018’de tamamlandı.

İlk sonuçlara göre, 2017 yılında, rastgele seçilen ve ayda 560 Avro (3 bin 360 Lira) alan 2 bin kişilik bir grup, herhangi bir ödeme yapılmayan kontrol grubu ile aynı miktarda çalıştı. Çalışmada iki grup arasında bazı değişiklikler de bulundu. Deneme grubunun vatandaşlık maaşı, işsizlik maaşı ile değiştirildiği için, kontrol grubu daha az sosyal yardım ve hastalık tazminatı aldı. Ama bu kötü bir işaret değil. Vatandaşlık maaşının garanti olması insanların para konusunda çok daha az endişelenmesini sağlıyor. Bu da daha az stresli ve daha sağlıklı yaşamlar yaşamalarına imkan veriyor. Üstelik bu durum verimliliği de etkilemiyor.

Daha sağlıklı ve özgüvenli bir yaşam
Raporda “Test grubundakiler (para alanlar) sağlık, stres ve konsantre olma konusunda, kontrol grubunda göre çok daha az sorun yaşadı. Sonuçlara göre, test grubundakiler ayrıca kendi gelecekleri ve toplumsal konular alanındaki etkileri konusunda kontrol grubuna göre kendilerinden çok daha emindiler.” denildi.

Elon Musk’tan vatandaşlık maaşı çağrısı

Otonom araç ve yapay zeka endüstrilerindeki teknoloji üreticileri, gelişmelerle birlikte, insanların yaptığı işlerin nasıl makineler tarafından yapılmaya başlayacağından bahsediyor ancak kimse bu durumda işsiz kalan insanlara ne olacağını konuşmuyor. Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk bu soruya, bazılarını şaşırtacak bir cevap sunuyor.

Musk, işleri artık robotlar ve yazılımlar tarafından yapılan insanlara  vatandaşlık maaşı bağlanması gerektiğine inandığını ifade etti: “Otomasyon sebebiyle gelecekte vatandaşlık maaşı ya da buna benzer bir sistem kullanıyor olma ihtimalimiz oldukça yüksek. Başka ne yapılabilir bilmiyorum. Bence bu şekilde olacak.”

Vatandaşlık maaşı uygulaması, sosyal devlet politikası izleyen Kuzey Avrupa ülkelerinde daha önce de dile getirilmiş, Finlandiya bu yöntemi uygulama kararı almıştı. İsviçre’de vatandaşlık maaşı konusunda yapılan seçimlerde ise vatandaşlar ret oyu kullanmıştı. Toplumsal refahı üst düzeyde olan ve vatandaşların pek çok temel hizmetten ücretsiz olarak yararlanabildiği ülkelerde zaten vatandaşlık maaşına çok fazla ihtiyaç duyulmuyor. Bu hizmetleri sağlamayan ülkelerde ise bu uygulamaya geçilebilecekmiş gibi görünmüyor.

Öte yandan, pek çok vatandaşın vatandaşlık maaşı ile yaşadığı düşünüldüğünde, otomasyonu kullanan şirketlerin nasıl para kazanacağı konusu da ayrı bir sorun.

En azından konuşuluyor
İyi haber ise, en azından bazı önemli yenilikçi iş adamlarının bu konuya el attığını görebilmemiz. Pek çok CEO, otomasyonla birlikte ortaya çıkması muhtemel işsizlik krizini görmezden gelmeye devam ederken, endüstrinin önemli insanlarının bu konuya dikkat çekmesi güzel.

Musk vatandaşlık maaşı uygulamasının nasıl hayata geçirileceğine dair detaylı bir plan sunmuyor ancak insanların hayatta kalmak için çalışmaya ihtiyaç duymaması durumunda çok daha farklı ve karmaşık konulara eğilebileceklerini ve kendilerine daha fazla zaman ayırabileceklerini söylüyor.

Kaynaklar: Regus, Herkese Bilim, Dünya Halleri, Mashable, Futurism

0 şîrove:

Yorum Gönder

Top Ad 728x90