22.03.2019

Paralelel dünyalara açılan kapı: Sanal gerçeklik teknolojisinin bugünü ve geleceği


Sağlık, oyun, gayrimenkul, perakende, eğitim gibi birçok sektör, hem Sanal Gerçeklik (VR) hem de Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojilerine büyük yatırım yapıyor.

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality/ VR) denilince öncelikle aklımıza Pokemon Go gibi oyunlar gelse de “sanal gerçeklik’in birçok endüstri ve iş kolunda daha çok yaygınlaşması öngörülüyor. Diğer sektörlerden söz etmeden önce oyunlar hakkında kısa bir geçiş yapmakta fayda var. Genellikle akıllı telefonlar, tabletler ve taşınabilir oyun sistemleri gibi cihazlarda oynatılan AR oyunları, görsel ve sesli içeriği oyun severlerin ortamıyla gerçek zamanlı olarak bütünleştiriyor. Bu yüzden çok seviliyor, örnekleri çoğalıyor. Pokemon Go’nun dışında Bee Ready, Domino World, Ingress gibi örnekleri saymak mümkün.

Lumus Vision tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre 2025 itibariyle oyun sektöründe ulaşılacak gelir, 11.6 milyar dolar. Sağlıkta bu rakam 5.1 milyar dolar, mühendislikte 4.7 milyar dolar, canlı etkinliklerde 4.1 milyar dolar, video-eğlencede 3.2 milyar dolar, gayrimenkulde 2.6 milyar dolar, perakendede 1.6 milyar dolar, askeriyede 1.4 milyar dolar ve eğitimde ise 7 milyon dolar olacak.

“Sanal gerçeklik”in önemine dikkat çeken isimlerden biri de Google’ın üst düzey yöneticilerinden Eric Schmidt. Geleceğe dair görüşlerini paylaştığı Los Angeles’taki Miken Institute konferansında Schmidt; eğitim, otomotiv ve iş hayatında, teknoloji sayesinde toplumun daha iyi bir hale geleceğini savundu. Bu alanlardaki görsel ve işitsel efektlerin aktif kullanımı sayesinde insanoğlunu daha iyi bir geleceğin beklediğini vurguladı.

Perakendede AR

Lumus Vision araştırmasından çıkan sonuçlara dönersek… Perakendede kullanıcıların yüzde 71’i (AR olsaydı), daha fazla alışveriş yapabileceklerini; AR teknolojisini kullanan yerleri yüzde 61 oranında kullanmayanlara oranla daha fazla tercih ettiklerini söylüyor. Ayrıca yüzde 40’lık bir kesim, artırılmış gerçeklik uygulamasının alışveriş deneyiminin bir parçası olduğu takdirde ürüne daha fazla ödeme yapmayı sorun etmediğini belirtiyor.

Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri, sanal alışverişi fiziksel mağazaya gitmekten daha zengin bir deneyime dönüştürmeleri açısından dikkat çekici.

Alışveriş alanında fiziksel ile dijital iç içe geçmiş durumda. Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri, e-ticarette daha yoğun kullanılacak; fiziksel ve dijital mağazalar arasındaki fark da azalacak.

Her Şey Daha İyi Bir Alışveriş Deneyimi İçin
Artırılmış gerçeklik, fiziksel mağazalarda gördüğümüz ürünler hakkında daha fazla bilgi edinebilmemizi sağlayacak. Google Lens ve benzeri görsel tanımlama teknolojilerinin müşterilerin hangi ürüne baktığını anlaması ve sağladığı bilgilerle karar verme sürecini etkilemesinden söz ediyoruz. Mağazanın kapısından girmeden bu teknoloji sayesinde ürün kataloğunu, çalışma saatlerini ve promosyonları öğrenebilmek, tabii ki müthiş bir kolaylık! Ayrıca artırılmış gerçeklik üzerine kurgulanacak dijital alışveriş asistanları da fiziksel ve dijital mağazalardaki satın alma sürecinde daha etkili olacak.

“İnternetten araştır, mağazadan satın al” gibi yeni yaklaşımlar da popülerlik kazanırken tam tersi de söz konusu. Yani müşteriler, e-ticaret platformlarında gördükleri bilgi ve multimedya öğelerini yeterli bulmayabiliyor, önce mağazada görmeyi tercih ediyor, sonra da daha uygun fiyata internetten satın alıyor.

Fiziki dünyanın üzerine sanal içeriğin yerleştirildiği “Artırılmış Gerçeklik” ile tamamen sanal bir dünya sunan “Sanal Gerçeklik” teknolojilerinin 2020 yılına kadar 150 milyar dolar olması öngörülüyor. Günümüzde yalnızca oyun alanında değil; sağlık, otomotiv ve pazarlamada da pek çok yenilik görmek mümkün.

Sağlıkta Şimdiden Bir Eğitim Aracı: AR

ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK VE SANAL GERÇEKLİK, TIP ALANINDA ŞİMDİDEN BİR EĞİTİM ARACI.

Sağlıkta AR, şimdiden bir eğitim aracı. Hastanın bedeninin gerçek zamanlı olarak tam bir 3D görünümü oluşturulabilir, cerrahların kanseri ya da tümörlü alanı teşhis etmesinde yararlanılabilecek programlar da kodlanabilir. Medikal sistemlerin daha verimli çalışması için artırılmış gerçeklik teknolojileri bu açıdan büyük önem taşımakta… Sağlık sektörü sanal gerçeklik ve simülasyon ile hastalarına daha kolay ulaşıyor; VR’ı ilaç firmaları da kullanıyor.

Son birkaç yıldır pek çok uluslararası şirket de dijital ve geleneksel pazarlama kanallarına AR’ı entegre ediyor. Güzellik, kozmetik, kişisel bakımdan ev tekstiline, hazır giyimden oyuncak sektörüne, artırılmış gerçeklik teknolojilerini kullanan şirketler çoğalmakta. Dört yıl önce Nivea, Samsung, Coca Cola gibi markaların VR ile başarılı kampanyalara imza attığını hatırlatmakta fayda var… Ve bu yıllar içinde VR bazlı şirketler, ajanslar kuruldu; sanal gerçekliğe yatırım yaparak dijitalleşmeyi hızlandıran markalar bir adım öne çıktı. Deneyimsel pazarlama alanında dönüştürücü bir etki yaratan VR, diğer alanları da etkiledi, etkilemeye devam edecek.

Gayrimenkul Sektörü Kayıtsız Kalamazdı
Gayrimenkul piyasasında artık maket üzerinden satış yapmak “demode” olacak diyenler de haksız değil. Fiziksel bina inşa edilmeden önce o binanın bilgisayar tarafından oluşturulan görüntüleri, bir mülkün gerçek hayatta nasıl görüneceği hakkında fikir veriyor, öyle değil mi? Binaların iç ve dış mekanının incelenmesini sağlayan AR uygulamalar, emlak sektöründe öne çıkacak. Bu yeni teknolojileri kullanarak satışlarını artıranlar rakiplerine fark atacak.

Ya cihazlar? Dev teknoloji şirketleri yatırımlarına devam ediyor. 2012’de ilk kez piyasaya çıkan Oculus Rift, 2014 yılında 2 milyar dolara Facebook tarafından satın alınmıştı. Bu gelişme, sanal gerçeklik teknolojisini ateşledi ve günümüzde cihazların boyutları da fonksiyonları da ilk günlerle mukayese edilemeyecek kadar iyi. Üstelik fiyatlar daha uygun.

Apple ve Facebook Yatırımlara Devam Ediyor
Apple’ın sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliği tek cihaz üzerinde birleştirmeyi hedeflediği konuşuluyor. Bunun için çok beklemeyeceğiz gibi… Yine “sızıntı” haberlere göre cihazın 2020 yılında tanıtılması bekleniyor.

Ayrıca son zamanlarda daha sık duymaya başladığımız “Karma Gerçeklik” (Mixed Reality/ MR) de yükselişte. Facebook da karma gerçeklik alanında yatırım yapan şirketlerden. Sosyal medyanın sanal gerçeklik ortamlarına taşınmasına yönelik çalışmalarına da devam eden Facebook’un, 8K çözünürlüğe kadar ulaşan kameralar üreten RED adlı şirket ile ortaklık kurduğu ve yeni nesil bir VR kamerası üzerinde çalışmaya başladığı söyleniyor.




AR, VR ve AI Farkı

Teknoloji ve bilim camiasında uzun yıllardır konuşulsa da bu terimlerin halka arasındaki konuşmalar bu kadar yer almasının son 1 yıl içinde artığını söyleyebiliriz. Her ne kadar kullanım oranı artsa da aralarındaki farkın tam olarak anlaşılmaması bazı durumlarda anlam karmaşasına sebep olabiliyor.

AR (Augmented Reality), VR (Virtual Reality) ve AI (Artificial Intelligence) nedir kısaca ve sade bir dille özetlemek gerekirse:

Artırılmış Gerçeklik ile sanal dünya ile gerçek dünya birleşiyor

AR (Augmented Reality) (Artırılmış Gerçeklik)
Gerçek dünyadan uzaklaşmadan elinizdeki cihazın kamerasını kullanarak aldığı görsel veriyi inceleyip gerekli koşullara uyan yerlere fazladan öge eklemekten farklı bir şey değildir. Örneğin kullandığınız bir uygulama ekranda telefon gördüğünde üzerine kırmızı balon koyuyor olabilir, ya da yüzünüze gözlük yerleştiriyor olabilir, ya da masanızda dans eden kediler gösteriyor olabilir.

Bu konuda en bilinen örneklerden biri Pokomon Go oyunudur. Bulunduğunuz yerde kameranızı döndürdüğünüz noktada bir Pokemon gözükmesini sağlayarak sizin dünyanıza fazla ögeler eklemektedir. Aynı şekilde Ikea da kataloğundaki ürünleri mobil uygulamasıyla salonunuza yerleştirerek nasıl görüneceğini anlamanızı sağlıyor, bir boya markası da kamerayı tuttuğunuz duvarı seçtiğiniz renge boyayarak tam olarak içinize sinen rengi almanızı sağlıyor.


Sanal Gerçeklik ile her an her yerdesiniz

VR gözlükleri ile hayatımızda yoğun bir şekilde yer bulmaya başlayan sanal gerçeklik kavramı bu 3 terim arasında en çok kullanılanı. Sanal gerçeklikte adı üzerinde sanal bir görüntü, bir alan ya da bir dünya yaratıyorsunuz. Bu görüntüyü ya da dünyayı da sanal gerçeklik gözlüğü olarak anılan gözlüklerle ya da bunu destekleyen telefonlarla görüntülüyorsunuz.

Gerçek dünyadan koparak tamamen bu yaratılmış dünya içinde kendinizi bulmanız ile farklı bir gerçekliğe geçmiş oluyorsunuz. Örneğin 360 derece çekilmiş fotoğraflarla kendinizi Taksim Meydanı’nda bir noktada bulabilirsiniz. Ya da 360 derece kameralarla çekilmiş bir konser salonunun içinde dolaşabilirsiniz. En çok ilgi çekeni de kendinizi oyunların içinde bulup kontrol ettiğiniz karakterin gözleriyle oyunun içinde yer alabilmenizdir. Özellikle kulaklık, elle kontrol cihazları ve hatta yürünebilen platformlar gibi yardımcı ekipmanlarla kendinizi tamamen o yaratılmış dünyanın içinde bulabilirsiniz.

360 derece canlı kayıtlarla kendinizi başka bir ülkedeki konserde bulabilir, Star Wars filminin içindeki bir savaş sahnesinde uzay gemisinin içinde oturabilir ve hatta egzotik ormanların içinde gizemleri çözdüğünüz bir oyunun içinde kendinizi bulabilirsiniz.


Yapay Zeka ile Dünya’nın geleceği biçim değiştiriyor
AI (Artificial Intelligence) (Yapay Zeka)
AI filmini izleyenlere tanıdık gelecek bir teknolojidir bu. Alan Turing’in 2. Dünya Savaşı sıralarında “Makineler düşünebilir mi?” sorusu üzerine başlayan süreç kısa bir süre öncesine kadar X-Files’a bile bölüm olacak kadar gerçek dışı olarak görülüyordu.

Basitçe özetlemek gerekirse bir yazılımın sizin ona öğrettiğiniz bilgiler dışında kendisinin “düşünerek” ya da araştırma yaparak başka bilgiler bulması/oluşturması ve bu sürecin sürekli gelişerek devam etmesidir. Kendi fikri olan, kendi kararlarını hesaplayıp verebilen bir sistem hayal edin, ve bunun hayatımızın içinde hatta yanı başımızda olduğunu.



VR, AR VE MR TEKNOLOJİLERİNİN GELECEĞİ

Artık sen de çok iyi biliyorsun ki konu dijital gerçekliklerse ilk kulak kabartanlardan biri de biziz sevgili oneblog okuru. Seninle bu kez bu seneki Kristal Elma Festivali’ndeki bir konuşmada aldığımız notları paylaşacağız.


1989’da bir reklam ödülleri yarışması olarak düzenlenmeye başlanan ve son 4 senedir festival şeklinde organize edilen Kristal Elma’da, bu sene konuşulan konulardan biri de, sanal gerçeklik (virtual reality – VR), artırılmış gerçeklik (augmented reality – AR) ve karma/hibrit gerçeklik (mixed reality – MR) teknolojilerinin geleceğiydi.

Reklamcılık ve tasarım gibi yaratıcı sektörler ile pazarlama ve iletişim alanındaki binlerce yerli ve yabancı profesyoneli bir araya getiren festival, ikinci gününde Intel Türkiye‘nin genel müdürü Yalım Eriştiren‘in bir sunumuna ev sahipliği yaptı. İşte Eriştiren’in konuşmasından önemli satırbaşları:

Sanal gerçeklik, perakende ve sağlık alanlarında da kullanılacak

Son yıllarda yaşanan dijital dönüşümün yapı taşlarının başında dijital gerçeklik teknolojilerinin geldiğini hiçbirimiz inkar edemeyiz. Bu teknolojiler, yalnızca dijital dünyayı değil, sektörleri de dönüştürüyor.

Sanal gerçekliğin sanat alanındaki kullanımlarına daha çok aşina olsak da, bu teknolojinin artık perakende ve sağlık alanlarında da kullanıldığını biliyoruz. Gelişmenin bir bütün halinde gerçekleştiğini anlatan Eriştiren de bu kullanımları, beyin ameliyatlarındaki VR kullanımı örnekleriyle açıkladı

Bu konuda biz de daha önce şöyle bir şeyler demiştik.

Intel, gezegenimizi VR deneyimiyle inceleyen bir diziye sponsor oldu

Eriştiren’in heyecanla duyurduğu bir başka gelişme de, Intel’in yönetmen Eliza McNitt‘in yaptığı bir “Fistful of Stars” isimli interaktif VR deneyimine sponsor olmasıydı.

(Eliza McNitt de kim dersen, hemen söyleyelim: Google’la astronotların yıldızlara olan yolculuğunu anlatan Dot of Light projesini yürüten, VR headset takmış 6000 kişiyle, Orion Nebula‘da bulunan bir yıldızın doğumu, hayatı ve ölümünü Teleskop Hubble’la birlikte uzay boşluğunda süzülürmüşçesine deneyimleyip bunu Fistful of Stars isimli bir filme çeviren ve bu seneki SXSW’da gösterimini yapan harika biri o!)

Intel’in sponsor olduğu Pale Blue Dot isimli 5 bölümlük bir sanal araştırma dizisi olarak planlanan proje, VR deneyiminin sunduğu görsel efektler, ses dizaynı ve müzikal kompozisyonla, izleyicileri uzayda unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Güneş sisteminin derinliklerinden “mavi soluk noktaya”, yani gezegenimize bakmamıza olanak sağlayacak deneyimin ilk gösterimi 2018 yılında yapılacak.

E-spor VR için büyük bir market

VR’ın bir hikaye anlatma biçimi olarak yaygınlaşmasını desteklediklerini söyleyen Yalım Eriştiren, oyunların spora dönüşmesinin önemli olduğunu da belirtti. Yeni tanıttıkları TrueVR teknolojisinden bahsederek, canlı yayınların sanal gerçekliğe taşınarak, salonumuzdan nasıl bir stadyuma ya da konser alanına dönüşebileceğini anlattı. Eriştiren’in verdiği heyecan verici habere göre, 2018 Kış Olimpiyatları’nda canlı yayın yapmaya başlayacak olan TrueVR ile, yayını istediğimiz bir açıdan izleyebileceğiz.

VR Teknolojisi Hangi Sektörlerde Kullanılabilir?

Sanal gerçeklik dört bir yanımızı sararken, bir yandan da bu teknolojinin kullanım alanını tartışmak gerekiyor. Büyük yatırımlar sonucu kullanıcılarla buluşan bu cihazların ömrünü, kullanıldıkları sektörler belirleyecek.

Facebook, HTC, Microsoft ve Sony. Bu dört şirket geçtiğimiz yıllar içerisinde sırayla çok önemli bir hamle yaptılar. Yatırım ilk olarak Oculus tarafından geldi. Sosyal medya devi gördüğümüz en büyük yatırımlardan birini yaparken, diğer teknoloji devleri de birer birer onu izlediler. Öte yandan, ilk başta bir oyun deneyimi olarak lanse edilen VR, şirketler bazında sadece bir video oyunu cihazı mı olacaktı? İşte sorulan en önemli soru buydu.

Dünyanın en büyük eğlence sektörü video oyunlarıyken, şirket bazında video oyunları üzerinden kararlar alınması normal karşılanırken işin özü farklı sektörlerde yatıyor. Oculus Rift, Hololens ve HTC Vive'ın kullanım alanları önümüzdeki dönemde dramatik olarak değişebilir. Şimdilik pahalı oyuncaklar olarak satışa sunulan bu cihazlar (Hololens henüz geliştirme aşamasında) sektörel bazda en düşük başarıyı, ana alanları video oyunları kısmında yaşayabilirler. Bu noktada en büyük istisna elbette Sony tarafından geliştirilen PlayStation VR olacaktır. Tamamen şirketin oyun konsolu PlayStation'a özel olarak üretilen bu cihaz, uygun fiyat üzerinden satışa çıktığı takdirde ana alanında bir başarı yakalayabilir.

Gerçekçi Bir Başarı Yakalamak Önemli
Diğer cihazlar içinse tıp ve eğitim sektörleri dışında "gerçekçi" bir başarı alanı ne yazık ki görünmüyor. Nintendo dahil olmak üzere, birçok firma 1980'lerin başından beri düzenli aralıklarla VR teknolojisini -yani sanal gerçeklik- bizlere sunuyorlar. Şimdiye kadar başarılı olunamayışları yetersiz teknoloji ile açıklansa da, asıl eksikleri başarıyı video oyun sektöründe aramaları oldu.

Hepimiz 21. yüzyılın en önemli atılımlarından biri olan VR teknolojisine sahip çıkıyoruz ve önümüzdeki yıllarda yaşacak teknolojik gelişmelere ön ayak olmalarını bekliyoruz. Birçok sektör şu sıralarda sanal gerçeklik cihazlarına yatırım yapıyor. Hangileri gerçek bir başarı elde edecek, şimdilik bir muamma olsa da, geçmişten yola çıkarak yol haritasını çizmek hiç de zor değil.

VR Teknolojisi Tıp ve Eğitim Alanlarında Büyük Potansiyele Sahip
vr kullanımı ve işletmelerin geleceğiPotansiyel açısından VR cihazlarının tam verimlilikle kullanabileceğimiz iki alan var, az önce bahsettik: Eğitim ve tıp. Sağlık sektöründe VR teknolojisi gerçek bir devrim. Uzun yıllardan beri hastanelerde ve araştırma merkezlerinde gerek tıp eğitimi gerekse iş alanında simulasyonlar önemli bir yer kaplıyor. VR cihazları tecrübesiz doktorların eğitiminde önemli bir rol oynayabilir. Veya önemli bir ameliyat öncesinde, doktorlar karşılarına çıkacabilecek septomları öngörmek adına bu cihazları kullanabilirler. Sağlık sektörünün ciddi bir şekilde böyle bir ön hazırlık teknolojisine ihtiyacı var ve HTC Vive ile Oculus Rift bu alanda önemli atılımlar olabilir.

Eğitim sektöründeyse sınırlar çok daha geniş çizilebilir. Öğrenciler tamamen uygulama üzerinden bir eğitim sistemi içerisinde yer alabilirler. Oluşturulacak özel eğitim programları ve simulasyonları sayesinde bire bir deneyim ile bilgiyi en doğru ve en hızlı şekilde alabilirler.

VR henüz erken dönemlerini yaşıyor ve ilk kez bu kadar şirket VR için yatırım yapıyor. Yatırımların doğru yerde olmaması durumunda, bundan birkaç sene sonra şimdilerde gözde olan bu cihazlar büyük başarısızlık hikayelerine dönüşebilir. Süreci iyi gözlemlemek ve doğru adımları atmak gerekiyor. Tıp ve Eğitim alanlarında bu cihazlara ciddi ihtiyaç olduğunu düşünmeye başlamak gerekiyor.



VR teknolojisi oyun dünyasında nasıl bir yer edinebilir?

Sanal gerçeklik ya da alışıldık kısaltmasıyla ”VR”, birçok alanda olduğu gibi oyun alanında da önemli gelişmelerden biri olacak. Bu konuda oyun geliştiricilerin şüphesi yok. Peki VR, ne tür oyunlarla bu dünyadaki yerini alacak?

Oculus’un yüksek fiyatı şimdilik hayal kırıklığı yaratmış olsa da sanal gerçeklik konusunda herkesin ümidi yüksek. Sağlıktan mimariye kadar birçok farklı alanda VR, fark yaratacak çözümler sunacak. Ancak bu teknolojinin heyecan yaratmasının sebeplerinden biri de oyun alanına katabilecekleri. Nitekim Oculus ve Sony gibi markalar da VR ürünlerini piyasaya sürerken öncelikle oyunlara güveniyor.

Oyun piyasası da VR’dan umutlu. Game Developers Conference’da yapılan bir araştırmaya göre oyun geliştiricileri VR üzerinde şimdiden çalışmaya başlamış durumda. Her altı oyun geliştiriciden biri VR alanında bir çalışması mevcut.

Peki VR hangi oyunlarla başarılı olabilir?

Farklı platformlarda farklı oyunların başarılı olabildiğini biliyoruz. Örneğin PC’de hiç şans verilmeyecek oyunlar, mobil pazarı domine edebiliyor. Bu konuda Quantic Foundry‘nin yaptığı araştırma dikkat çekici olabilir. Şirket, 140 binden fazla oyuncu üzerinde yaptığı bir araştırmayla oyunların strateji ve heyecan derecelerini sıralamış.

PC ve konsolda her alandan oyunun çok başarılı olabildiğini görüyoruz. Dolayısıyla VR da bu alan için uygun bir teknoloji. En yüksek keyfi ise stratejisi yüksek ve zor oyunlar sağlıyor ki bunların da birçoğu bağımlılık yaratan oyunlar. Ancak basit bir strateji oyununu VR gözlüğüyle oynamak çok mümkün değil. Dolayısıyla VR’ın en başarılı olacağı alan 1st person shooter tarzı oyunlar olabilir. Bu alanda efsane Counter-Strike en etkili oyunlardan biri gibi görünüyor. Yani Counter-Strike’ın VR versiyonu hızlıca denenebilir.

VR neden bu kadar etkili?

VR ile herhangi bir tecrübeniz yoksa muhtemelen tüm bu etkinin nedenini merak ediyorsunuz demektir. Bunun bu kadar çekici olmasını dört basit adımda açıklamak gerekirse, sanal gerçekliği şu kelimelerle tanımlayabiliriz;

Yenilik. Yeni başlayanlar için, VR’nin “modernlik” faktörü var. O başlangıç aşamasında tanık olanlar içinyeni, harika ve daha önce görülmemiş bir şey. Bu da kendi içinde ve pazarda bir cazibe yaratıyor.

Kurtarıcı. Yıllar geçtikçe, medya giderek daha fazla tekdüze olmaya, cazibesini yititmeye başladı. Televizyon ve video oyunlarından, sosyal medyaya ve mobil cihazlara kadar, görsel açıdan daha uyarıcı ve çekici bir teknoloji ne zaman ortaya çıktıysa bu yenilik onu çekim noktası kıldı. VR da özellikle pazarlama da bu etkiyi uyandırabilecek tüm enstrümanlara sahip.

Unutulmaz. İnsan beyninin görüntüleri metinden 60.000 kat daha hızlı bir şekilde işlediğini biliyor muydunuz? Peki ya sanal gerçeklik deneyimleri? Görüntünün yanı sıra etkileşimin de berabere gelmesiyle kalıcılığın katbekat arttığı bu teknoloji akılda kalıcılığıyla öne çıkabilir.

Hikayeye dayalı. Son olarak, VR genellikle hikaye anlatmada odaklanmış durumda. Hikaye anlatımı için kullanılabilecek görsel bir ortama sahip olduğunuz zaman, başarı için bir reçeteniz var.

VR teknolojisi burada kalmayacağını görmek, kişisel kullanımdan iş uygulamalarına kadar, önümüzdeki aylarda gerçekleşecek ilerlemeleri görmek heyecan verici olacak.

Nasıl kullanılır?
Bahsettiğim gibi, pazarlamada VR teknolojisini kullanmanın potansiyeli neredeyse sınırsızdır. Bazı kullanım alanlarına bir göz atalım:

İnanılmaz deneyimler: VR ile, müşterilerinizi aniden dünyadaki herhangi bir sahneye (veya hayal gücünüzle oluşturduğunuz bir etkinliğe) taşıyabilirsiniz. Marriott, kısa bir süre önce Framestore VR Studio’yla ortaklık kurarak ve Hawaii ve Londra gibi tatil yerlerine sanal turlar düzenleyerek müşterileri çekmek için bu özelliği gerçekleştirdi. Bu başarılı çalışmanın yarattığı olumlu sonuçlar ve VR’nin ne kadar güçlü olabileceğini göstermesi açısından oldukça önemli.

Müşteri eğitimi: Müşterileri belirli bir konuyla ilgili olarak gerçekten onları dahil ederek öğretmekten daha iyi bir yol var mı? Hacienda Patron’un tekila imalatçısı yakın tarihte, müşterilere üretim sürecinde, sahne arkasında neler olduğuna dair bir VR filmi yayınladı ve oldukça iyi geri dönüşler aldılar.. Sonuç olarak, müşteriler markayla daha yakın bir ilişki hissetti.

Sürekli Gelişim: Japonların Kai-Zen olarak ifade ettiği felsefe de VR için bir mentalite olabilir.Örneğin gazeteler çabucak ölürken, önce web sitelerine sonra sosyal medyaya tutunmaya çalıştılar önde gelen şirketler halaayakta kalmanın yollarını arıyor. New York Times’ın bu , bu yıl abonelerine bir dizi VR filmi yayınlayarak yaptığı çalışma her alandaki şirketlere ilham kaynağı olabilir.

Toparlamak gerekirse ; VR teknolojisi, özellikle pazarlama sektöründe heyecan ve umut verici bir geliştmedir. Müşterilerin ilgisini çekme biçimini tamamen değiştirme ve dönüştürme potansiyeline sahiptir ve bu da her sektörde faaliyet gösterilen işletmeler için kalıcı ve olumlu etkiler bırakabilir.

Kaynaklar: oneblog, etohum, blogteb, toptalent

0 şîrove:

Yorum Gönder

Top Ad 728x90